Oyunun Eğitsel İşlevi

Oyun bir eğitim aracıdır (Sevim, 1991s. 212:Kalender, 1999s. 111). Gerek çocukların gerekse yetişmiş insanların, eğitim ve öğretim sırasında dikkatlerini uzunca süre dağıtmadan muhafaza etmeleri oldukça zordur. İnsanlar bir süre sonra sıkılırlar ve dikkatleri dağılır. Bu da kalıcı bir şekilde algılamayı ve öğrenmeyi engeller. Özellikle ilk ve orta öğretimdeki çocukların dikkat süreleri daha kısadır. Oyunla öğrenmenin faydalarından birisi de; dikkati yoğunlaştırma kalitesidir. Oyunlar; öğrencileri pasif durumdan aktif duruma geçirmeleri sebebiyle dikkati, diğer öğrenme tekniklerine göre daha fazla sağlarlar.

Öncelikle temel eğitimin tüm dallarında, beden eğitimi ve sporda oyun; hem öğretim metodu, hem de öğretim aracıdır. Temel eğitimde kişi düşünerek öğrenmez. Çeşitli durumlarda oluşan deneyimlere göre öğrenme gerçekleşir. Gerçek durumlardan örnekler oluşturan oyunlar, çocukların gerçek hayatta karşılaşacakları durumlarda ne yapması gerektiğini ortaya koyan bir eğitim yoludur. Oyunları öğretim aracı olarak kullanmanın bir başka yararı da öğrenmenin rolünü hakim ve jüri üyesi konumundan uzaklaştırılmasıdır. Öğrenmenin hakim rolü öğrencileri korumaktadır. Oyunla eğitim; öğrenciye kazanma ve kaybetme anındaki hareketleri görmelerini ve değerlendirmelerini kazandır. Öğrenci, aldığı dereceden dolayı öğretmeni suçlamaz; bunun yerine başarılı olabilmesinin kendi çabasına bağlı olduğunu anlar (Simith, 1971s. 322:Kalender, 1999s. 110).

Eğitimcilerin zorlandığı iki nokta vardır; birincisi, eğitime katılan kişilerin gerçek kapasitelerini anlatmaktadır ki, bunu her zaman başarmak oldukça zordur. Çünkü, öğrenci rol yapıyor, anlamadığı halde “Anladım.” diyor olabilir. İkincisi, verilmek istenen şeylerin ne derece alınabildiğinin gözlenmesidir. Oyun anında çocuk diğer zamanlara göre daha serbest hareket etmekte ve iç dünyasını daha gerçekçi olarak yansıtmaktadır. Böylece, hataları, zayıf yanları, buluşları, yetenekleri ve eğitimleri ile çoğunun gerçek kişiliğini gözlemek mümkündür. Bu da eğitimcilerin; çocukta var olan kapasiteyi keşfetmesine ve çocuğun verilmek istenilenlerin ne kadarını alabildiğini değerlendirilmesine imkan vermektedir (Özmen, 1976s. 101: Kalender, 1999s. 110).

Scroll